Aslı Erdoğan'ın Annesi Konuştu: "Bundan Sonra Ben de Eylemlerdeyim"

Gündem 16:36 | 19 Ekim 2016

Tutuklu yazar Aslı Erdoğan'ın annesi Mine Aydostlu, kızının tutukluluk süreci ve yaşananlarla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

“Nerede bir insan hakkı ihlali varsa Aslı oraya gider ve onu yazar” sözleriyle anlattığı kızı Aslı Erdoğan’ın tutuklanmasıyla mücadele etmeyi öğrendiğini söyleyen anne Mine Aydostlu, “Kızım için ne gerekirse yapacağım. Daha işin başındayım. Nasıl mücadele edileceğini öğreneceğim” dedi.

Özgür Gündem gazetesi hakkında kapatılma kararı verilmesinin ardından evine yapılan polis baskınıyla gözaltına alındıktan sonra yazıları gerekçe gösterilerek, “Örgüt üyeliği”, “Örgüt propagandası” ve “Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak” iddialarıyla tutuklanan gazetenin Yayın Danışma Kurulu üyesi edebiyatçı-yazar Aslı Erdoğan’ın serbest bırakılması için destek büyüyor. Edebiyat dünyasının önemli isimleri arasında yer alan Aslı Erdoğan’ın tutuklanması sadece Türkiye’de değil, uluslar arası kamuoyunda da büyük etki yarattı. Kitapları 15 dile çevrilen Aslı Erdoğan, cezaevinden gönderdiği mesajında ise, “Bu ülke son vicdanını da yitiriyor ama bizler de hala varız, buradayız, yazıyoruz” diyerek mücadele mesajı verdi.

null

İlk kitabı “Kabuk Adam”da yer alan “Ölümün, işkencenin, hapishanenin kıyılarında yaşayan yasadışı insanların hayatları ve dostlukları iki temele dayanır; Güven ve cesaret. Bu değerlerden yoksun biri, tuzaklarla, bilmecelerle dolu bu dünyaya göz ucuyla bile bakmamalı, hele hele onu tanıdığını öne sürmeye kalkışmamalıdır” sözleriyle “güven” ve “cesaret”in tanımlamasını yapan Aslı Erdoğan’ı en çok özleyen kişi ise, “Onunla gurur duyuyorum” diyen annesi Mine Aydostlu.

"Metin olmamı istedi"

Kızı Aslı’nın gözaltına alınma sürecini tebessümle anlatan Mine Aydostlu, kızının kendisine, “Anne üzülme, metin ol. Hastasın sen, etkilenme. Beni şimdi gözaltına alıp götürüyorlar” dediğini söyledi. Gözaltı sırasında konuşmalarının kısa sürdüğünü ifade eden Aydostlu, gözaltı haberini duyduktan sonra geldiği İstanbul’da kızı için koşturuyor.

"O hep ezilenlerin yanındaydı"

“Ben kızımla her zaman gurur duydum, hem kendisi hem düşünceleriyle, düşüncelerini ifade ediliş biçimiyle, ezilenlerin yanında olmasıyla ve vicdanıyla gurur duydum” diyen Aydostlu, ezilenlerin yanında olan ve bunu yazılarına aktaran kızının bu hakikatten dolayı tutuklandığını ifade etti. Aslı’nın hep barıştan yana olan tutumunu hatırlatan Aydostlu, “Kızımın şiddet yanlısı tek bir yazısı hatta tek bir cümlesi dahi yoktur” dedi.

"Kızımın yazılarını okuduklarını düşünmüyorum"

Aslı Erdoğan’ın tutsaklığının özünde düşünce tutsaklığı olduğunu belirten Aydostlu, “Türkiye’de özgür düşüncenin olmadığı kızımın tutsaklığıyla sembolleşmiş durumda. Tabi bunlar, demokrasilerde olmaz. Herkes istediği gibi düşünür ve istediği beyanlarda bulunur. Önce bir yazarın yazılarını okumak lazım. Ben onların yazılarını okumadıklarını düşünüyorum. Çünkü okusalardı böyle bir suçlama olmazdı” diye konuştu.

null

"Nerede bir hak ihlali varsa Aslı orada"

Kızı Aslı’yı, “Nerede bir insan hakkı ihlali varsa Aslı oraya gider ve onu yazar” sözleriyle anlatan Aydostlu, bunu da şu örneklerle açıkladı: “Sadece Türkiye’de değil, mesela Aslı Nepal’e de gider oradaki cezaevlerinin durumunu inceler. Nitekim darbe teşebbüsü olduğu gün de sokağa çıktı ve Harbiye’de 5 saat onları izledi. Kim nasıl ateş açıyor? Hatta telefonlarımız açıktı ve devamlı irtibat halindeydim onunla. Yani her şeyi izler Aslı. Çünkü O gazetecidir. Nerede insani ve vicdani bir problem varsa oraya Aslı gider” dedi.

"Bundan sonra ben de eylemlerdeyim"

Aslı Erdoğan için yapılan dayanışmanın önemli olduğunu ifade eden Aydostlu, kızının tutuklanmasının kendisine mücadele etmeyi öğrettiğini belirterek şunları söyledi: “Şimdiye kadar ben de eylemlerin dışındaydım. Ama bundan sonra ben de eylemlere katılacağım. Çünkü, demokrasilerde düşünce ve ifade özgürlüğü olmalı. Basının özgür olması lazım. Kendi düşüncelerini ifade etti diye hiçbir yazar ve gazetecinin içeri alınmaması lazım. Ve bu şekilde bir suçlamayla da yargılanmaması gerekir. Bunun için mücadele edeceğim.”

"Bundan sonra eylemlere katılacağım"

Kızı için mücadele edeceğini söyleyen Aydostlu, “Kızım için ne gerekirse yapacağım. Daha işin başındayım. Nasıl mücadele edileceğini öğreneceğim. Önceden belki eylemlere çok gitmiyordum ama bundan sonra ben de eylemlere katılacağım. Onun özgür olması gerekiyor. Onun kişiliğinde diğer yazar ve gazetecilerin de özgürlüğü söz konusu. Düşünce özgürlüğü onun kişiliğinde şu anda sembolleşiyor. O nedenle kızım olmasının dışında yapılacak her mücadele ve eylemin yanındayım. Kızımın özgür olmasını istiyorum” ifadelerini kullandı.