Clinton ve Trump Canlı Yayında Birbirine Girdi

Gündem 11:02 | 10 Ekim 2016

Amerika Başkan adayları Hillary Clinton ve Donald Trump, dünya genelinde milyonlarca insanın izlediği canlı yayında kozlarını paylaştılar.

ABD'de başkanlık seçimlerine bir ay kala  Demokratların adayı eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile Cumhuriyetçilerin  adayı iş adamı Donald Trump'ı karşı karşıya getiren canlı yayın, son yılların en  sert tartışmalarından birine sahne oldu. 

ABD'de 8 Kasım'da yapılacak 58. Başkanlık Seçimleri dolayısıyla  Clinton ile Trump, Minnesota eyaletindeki Washington Üniversitesinde ikinci kez  canlı yayında karşı karşıya geldi.

Oldukça sert geçen tartışmanın başından sonuna kadar hemen her konuda  birbirlerine ağır ithamlarla yüklenen iki başkan adayı, 1,5 saat süren canlı  yayında salonda bulunan konukların yönelttiği ve sosyal medyadan gönderilen  soruları yanıtladı.

null

Tartışmanın ilk bölümüne, geçen cuma günü medyaya düşen ve Trump'ın  2005 yılında içinde kadınlarla ilgili "müstehcen" ve "kaba" ifadelerinin yer  aldığı video damgasını vurdu. Clinton, rakibinin kadınlar ve farklı etnik  kimliklere mensup insanlarla ilgili birçok kez benzer ifadeler kullandığını ve  özür dilemediğini hatırlatarak Trump'ın "alternatif bir evrende yaşadığını" ve  onun "ırkçı bir yalancı" olduğunu iddia etti.

Buna karşılık Trump, sözlerinden dolayı bir kez daha özür dilerken,  Clinton'a, eşi Bill Clinton'ın başkanlığı döneminde Beyaz Saray'da yaşanan  "Monika Lewinsky skandalı" ile yüklendi.

Trump'tan Clinton'a "hapis" tehdidi

Clinton'a elektronik postaların silinmesi olayı üzerinden ithamlarda  bulunan Trump, konunun çok ciddi olduğunu ve Clinton'ın açık bir şekilde suç  işlediğini ileri sürdü. Başkan olması halinde konuyla ilgili özel bir yargıcı  görevlendireceğini anlatan Trump, Beyaz Saray'da olması halinde Clinton'ın hapse  gireceğini kaydetti.

Trump'ın uzun yıllardır vergi ödemediği iddiasını bir kez daha  yineleyen Clinton da "Bugüne kadar hiçbir Cumhuriyetçi için 'Başkanlığa ehil  değil' dememiştim; ama Trump için diyorum." ifadelerini kullandı. Trump ise  Clinton'ın "sırtını Wall Street şirketlerine dayamış bir aday" olduğunu ve büyük  firmalardan elde ettiği haksız desteklerle kampanyasını sürdürdüğünü savundu.

null

ABD'de yaşayan Müslümanlar

ABD'deki müslümanlarla ilgili bir soru üzerine Clinton, "Bu ülkede  George Washington'dan beri Müslümanlar var ve onların arasında Muhammed Ali gibi  unutulmaz başarıları olan birçoğu da var." diyerek başkanlığı döneminde Amerikalı  Müslümanların ülkede eşit bireyler olarak yaşayacakları sözünü verdi.

DAEŞ'le mücadele eden koalisyonun birçok Müslüman üyesi olduğunu ve bu  ülkelerle birlikte teröre karşı mücadele verdiklerini vurgulayan Clinton,  "Trump'ın Müslümanlarla ilgili sözleri, DAEŞ gibi terör örgütlerine bir hediyedir  ve kendilerine daha fazla üye kazandırmak için kullandıkları bir malzemedir."  dedi.

Kendisine "Müslümanları ABD'ye almayalım" sözleri hatırlatılan Trump  ise özellikle Suriye gibi ülkelerden ABD'ye gelecekler için çok güçlü güvenlik  kontrolü yapılması gerektiğini kaydederek, "Müslümanlar bir şey gördüklerinde  bunu (yetkililere) ihbar etmeli, etmedikleri zaman sorunlar ortaya çıkıyor." diye  konuştu.

"Radikal İslami terör" kavramını bir kez daha kullanan Trump, ABD  Başkanı Barack Obama ve Clinton'ı bu kavramı kullanmaktan imtina etmekle suçladı.  Clinton ise "Bizim savaşımız İslam'la değil" diyerek kendisinin "şiddet içeren  cihatçı terörizm" kavramını tercih ettiğini belirtti.

null

Suriye ve Halep tartışması

Suriye ve özellikle Halep'teki dramı önlemek için ne yapacakları  şeklindeki soruya Clinton, daha önce olduğu gibi yine "uçuşa yasak bölge" ve  "güvenli bölge" önerilerini tekrarlayarak cevap verdi.

Halep'teki saldırılardan en fazla Rusya'yı sorumlu tutan Clinton,  "Amerikan askerlerinin Suriye'de savaşmasına karşı" olduğunu vurguladı. Clinton,  Suriye ve Irak'ta DAEŞ'e karşı savaşan Arap'ları ve Kürt'leri ABD'nin daha fazla  silahlandırması gerektiği değerlendirmesini yaptı.

Aynı soruya Obama yönetiminin Suriye politikasını eleştirerek cevap  veren Trump, Halep'le ilgili somut bir öneri getirmezken, "Esed, Rusya ve İran  DAEŞ'e karşı savaşıyor. Bizim zayıf dış politikamız sayesinde şimdi üçü bize  karşı bir araya geldi." yorumunu yaptı.

Trump'ın, kendi başkan yardımcısı adayı Mike Pence'in Suriye ile  ilgili bir sözü hakkında "Buna kesinlikle katılmıyorum." demesi dikkati çekti.

El sıkışmadılar

Oldukça sert bir havada geçen canlı yayının sonunda el sıkışsalar da  tartışmanın başında el sıkışmayan iki rakibin bu hareketi, Amerikan kamuoyunda  ayrı bir tartışmaya neden oldu.

Başkanlık yarışında Clinton ile Trump'ı bir araya getirecek son  tartışma programı, 19 Ekim Çarşamba günü Las Vegas kentinde Nevada  Üniversitesinde gerçekleştirilecek.