Erdoğan: Kusura Bakmasınlar, Sıkıştıracağız

Gündem 17:15 | 10 Ağustos 2016

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “17-25 Aralık darbe girişimi sonrasında gösterdiğim net duruşun önemi ancak 15 Temmuz'da silahlı darbeye teşebbüs edildiğinde anlaşıldı. Eş dost ahbap bile bizi anlamamıştı” dedi. Erdoğan, “Bu millet hiçbir şeyden kaçmaz ama darbeciler kaçtılar, biz de kovalıyoruz; bunu da bir intikam hırsıyla yapmıyoruz” diye konuştu.

TİM üyeleriyle istişare toplantısında konuşan Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

Bu gazi mekana hoş geldiniz. Bugün aynı zamanda 10 Ağustos 2014'te yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci yıldönümü. Bu vesileyle milletime bu seçime gösterdikleri teveccüh için teşekkür ediyorum. 10 Ağustos 2014'te yüzde 52'lik oy oranıyla şahsımı bu göreve layık gören milletime şükranlarımı sunuyorum. Seçim sonuçlarının belli olmasından sonra tüm Türkiye'nin cumhurbaşkanı olarak anayasanın verdiği yetkileri ülkemin ve milletimin çıkarları doğrultusunda sonuna kadar kullanmaktan asla çekinmedim.

Gerektiğinde Bakanlar Kurulu'nu toparladın, 7 Haziran'dan sonra seçim kararı aldım, tavrımı ortaya koymaktan asla geri durmadım. Hiçbir zaman kim ne der diye düşünmedim. Sadece ülkemin ve aziz milletimin çıkarlarını gözettim. 17-25 Aralık darbe girişimi sonrasında gösterdiğim net duruşun önemi ancak 15 Temmuz'da silahlı darbeye teşebbüs edildiğinde anlaşıldı. Eş dost ahbap bile bizi anlamamıştı.

’10 SİZDEN 10 BİZDEN OLSUN DEDİLER’

Şimdi birçok kesim anladığını ortaya koymaya başladı. Yaşadığımız her önemli hadiseyi, yoldaşım olarak gördüğüm ihracatçılarımla paylaştım. Fakat hiçbir talebi geri çevirmeden, talepler geldiği zaman mümkün olduğunca geri çevirmeden kendileriyle bir arada olmaya özen gösterdim. Bu ülkeyi biz beraber ayağa kaldıracaktık. Dertleşelim, hasbihal edelim istiyorum. Dün malum bir 9 aylık aradan sonra, birçok girişimden sonra, Rusya'ya ziyaretim gerçekleşti. 10 sizden, 10 bizden olsun dediler. Çok dar kapsamlı bir işadamları toplantısını Sayın Başkan Putin'le bir araya gelerek o toplantıyı da gerçekleştirdik. En son haziran başında TİM Genel Kurulu vesilesiyle sizlerle bir araya gelmiştik.

Bugün tarihimizin en alçak, en sinsi darbe girişimine maruz kaldığımız 15 Temmuz hadisesi sebebiyle birlikteyiz. 15 Temmuz nasıl karanlık bir gece olarak başladıysa, 16 Temmuz da aydınlık bir gün olarak doğdu. Milletimiz kadınıyla, erkeğiyle, her meşrepten, her siyasi görüşten insanıyla 15 Temmuz gecesi silahların, tankların, uçakların, helikopterlerin karşısına büyük bir kararlılıkla dikilmiştir.

‘BUNU DA İFŞA ETMEMİZ LAZIM’

Eskiden herkes para çeker, markete gider, eve kapanırdı. Milletimiz adeta festivale dönüştürdü. 16 Temmuz'da TİM'in Panama ve Guatemala'ya gidecek heyetin bu ziyareti iptal etmemesini ben çok önemli görüyorum. Yurt dışındaki tüm muhataplarınıza bu darbe girişiminin gerçek yüzünü, FETÖ'nün tüm dünya için bir tehdit olduğunu anlatmanızdır. Hatta o camiadan dostlarınız olabilir, arkadaşlarınız olabilir. Ben diyorum ki, bunu da ifşa etmeniz lazım.

Şikayetçi sıfatıyla bunları bildirmeniz lazım. Herkesi emniyet, istiharat bilemeyebilir, işte adam kaçabiliyor. Her yere girmişler, tam virüs. Fırsatını bulduğu anda kaçıp gidebiliyor, diyelim ki TSK, diyelim ki emniyet. Oradaki imamlık görevini siviller vasıtasıyla yürüttüler. Bu adımları sinsice attılar. Öyle tahsil mahsil bunlarda çok önemli değil. Sinsi, şeytani bir kafa yapısı önemli. Ülkesine ve milletine acımayana bizim acıma hakkımız yoktur. Her zaman söylediğim gibi, zalime merhamet, mazluma eziyettir. Mazluma haksızlıktır. FETÖ mensuplarının başını, tıpkı PKK mensupları gibi, DAİŞ mensupları gibi demokrasi ve hukuktan taviz vermeden ezmekte kararlıyız.

FETÖ'yü Silahlı Kuvvetleriyle, yargısıyla bürokrasiden nasıl kazıyorsak, iş dünyasından da temizlememiz lazım. Bazıları akıl veriyor, Batı'dan. Binlerce insanı atıyorsunuz, bu bizi endişeye sevk ediyor. Kendileri bunu çok çok farklı yaptılar. Doğu Almanya var. 10 bin, 50 bin, 100 bin, 200 bin, biz bunu yapacağız.

Bu örgüte giden her kuruş, millete sıkılan bir kurşundur. Ülkem ve milletim adına bu örgütü tüm mensuplarıyla temizleyeceğiniz konusunda size güveniyorum. İhracatımızın olumlu yöndeki seyri, 15 Temmuz'da dahi kesintiye ciddi manada uğramadan sürmüştür. Koşturacağız, her adımı atacağız. Ekonomiyle ilgili bakanlarımızın sizlerle ilişkisi, çok daha önem arz ediyor. Biz de bu süreç içinde atacağımız bazı adımları biraz sonra Sayın Başkan'la da yemeğe müteakip kısa bir görüşmem olacak. Zira finans sektöründe bazı engellemelerin vesaire, olduğuna dair bilgi edindim. Ama kamu bankaları, ama özel sektör bunu fırsata dönüştürmeye kalkarlarsa biz de devlet olarak üzerimize ne düşerse onu yaparız, onlar da kolay kolay kapımızı çalamazlar. Zaten milletin parasıyla çalışıyorsunuz, böyle bir dönemde kalkıp da bu ülkede yatırımcımızın önünü açmaz, onu daha da daraltır, hemen basit bir olayda geriye çağırma gibi bir anlayışın içine girerse kusura bakmayın ben bunu ihanet diye değerlendiririm.

“FİNANS SEKTÖRÜNÜ SIKIŞTIRACAĞIZ”

Finans sektörü kusura bakmasınlar sıkıştıracağız. Ülkemizin bu döneminde kredi vermek şöyle dursun. Kredileri geri çağıran bankalar kendilerine bir saf belirlemiş demektir ama bu saf ülkemizin ve milletimizin safı değildir. Hiçbir banka kârı azaldığı için bundan kalıcı zarar görmez. Ancak faiz ve kredi politikasından olumsuz yönde kırılma gördüğümüz bankalarda kurallar çerçevesinden bunun hesabını sormaktan çekinmeyiz. Şu andan itibaren tüm bankalarımızdan ülkemizin ve milletimizin içinde bulunduğu birlik ve beraberlik bekliyoruz.