Darbe Ekonomiyi Nasıl Etkileyecek?

Yaşam 13:00 | 19 Temmuz 2016

15 Temmuz Darbe Girişiminin Türkiye ekonomisine nasıl bir etkisi olacağı merak konusu. Uzmanlar, konuyla ilgili olarak kısa vadede olumsuz sonuçlar doğuracağı görüşünde.

Türkiye'de bir yandan 15 Temmuz gecesi meydana gelen darbe girişiminin artçı sarsıntıları yaşanırken, diğer yandan darbe girişiminin ekonomiye ve para piyasalarına olumsuz etkisinden endişe ediliyor. Haftanın ilk işlem gününde Borsa İstanbul yüzde 5 civarında kayıp yaşarken, hafta sonu 3 TL’nin üzerine çıkan dolar kuru ise 2,95 seviyelerine geriledi.

DW Türkçe’ye konuşan ekonomistler, darbe girişiminin durdurulmasının ve hükümetin görevinin başında olmasının piyasaları rahatlatan bir unsur olduğuna işaret ediyor. Ancak, Rusya ile yakınlaşma nedeni ile umutlanan turizm sektörü, darbe girişimi sonrası yılın ikinci yarısını da kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya.

Peki önümüzdeki günlerde Türkiye ekonomisini ve piyasaları bekleyen senaryolar neler?

Darbe girişiminin hemen ardından Merkez Bankası’nın banka yöneticileri ile bir araya gelmesi ve 7 maddelik tedbir paketi açıklaması, piyasalar açısından önemli bir adım oldu. Bankalara gerekli likiditenin limitsiz olarak sağlanacağı taahhüdünde bulunan Merkez Bankası, böylelikle piyasalarda ilk saatlerde oluşan endişeyi bir nebze olsun gidermiş oldu. Ardından Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, uluslararası yatırımcılara bir telekonferans vererek ülkedeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi ve Türkiye mali ve finansal piyasalarının işlemeye devam ettiğini söyledi. Ekonomi yönetimi ve Merkez Bankası’nın hafta sonu hızla attığı bu adımlara karşın, piyasaların yakın dönemde Türkiye’deki gelişmelere ne tepki vereceği merak konusu.

“Yatırımcı algısı bozulacak”

Odeabank Ekonomik Araştırma ve Stratejik Planlama Müdürü Şakir Turan'a göre, ilk aşamada yaşanan gelişmelerin finansal piyasaları üzerindeki doğrudan etkisi kontrol altında görünüyor. Ancak önümüzdeki günlerde politik atmosferdeki tartışmalar nedeniyle yatırımcı algısının olumsuz etkilenebileceğini ve bu durumun Türkiye’nin risk primi ve finansal varlıkları üzerinde bir miktar baskı yaratacağını dile getiren Turan, “Orta vadede ise gerek finansal koşullarda yaşanan bozulma, gerekse ekonomik aktörlerin güven kaybının büyüme görünümü üzerinde aşağı yönlü riskleri artırabileceğini öngörüyoruz. Güvenlik kaygılarının artması ile turizm sektöründeki sorunların devam edebileceğini ve buna bağlı olarak cari açıktaki iyileşmenin sınırlı kalabileceğini düşünüyoruz. Turizm gelirlerinde uğranabilecek kayıplara ek olarak artan risk primi ülkemizin dış finansman olanaklarını bir miktar sıkılaştırabilir” diyor.

Türkiye son yıllarda gerek dış konjonktür gerekse içeride yaşanan seçim maratonu nedeniyle büyümede hız kesmişti. 2016’nın ilk çeyreğinde yüzde 4,8 büyüme ile Avrupa ekonomileri arasında ilk sıraya yerleşen ve moral bulan Türkiye ekonomisi, dış politikada da İsrail ve Rusya ile buzları eriterek önemli bir hamle yapmıştı. Darbe girişimi ardından Türkiye ekonomisinin ve piyasalarının geleceği açısından net bir yorumda bulunmanın zorlaştığına işaret eden Bürümcekçi Araştırma ve Danışmanlık Sahibi Haluk Bürümcekçi, “Hala darbe tehdidinin devam ettiğine yönelik açıklamalar duyuyoruz. Ayrıca operasyonlar ve çatışmalar yer yer devam ediyor. Böyle bir ortamda yerleşik yatırımcı soğukkanlı davransa bile yabancı yatırımcı risk almaktan kaçınabilir” diye konuşuyor.

Özellikle yeni yatırımlar konusunda devam eden yavaşlamanın darbe girişimi sonrası bir kademe daha artacağı tahmininde bulunan Bürümcekçi, “Böylelikle son dönemde 3,5’lara gerileme eğilimi olan büyümenin 3’e doğru gideceğini öngörmek mümkün” değerlendirmesinde bulunuyor.

“15 Temmuz etkisi sınırlı olacak”

Öte yandan darbe girişiminin etkilerinin sınırlı olacağını düşünenler de var. Global Yatırım Finansal Strateji Müdürü Gökhan Uskuay’a 15 Temmuz sonrası ilk dalgalanmanın ardından piyasalar birkaç gün içinde yurtdışındaki önemli gelişmeler odaklanacak. “Türkiye’deki darbe girişiminin piyasalara etkisi, yurtdışındaki zor konjonktürün üstüne geldi” diyen Uskuay, bir yandan Fed bir yandan Brexit sonrası gelişmelerin ile zaten hem yurtiçi hem yurtdışı piyasalar için fay hatları olduğuna işaret ediyor. Dolar kurunun bir miktar yükselse de denge noktasına doğru yavaş yavaş çekilmeye başladığına dikkat çeken Uskuay, şunları söylüyor: “Türkiye’de her ay mutlaka büyük bir olay yaşanıyor. Bu yüzden yabancıların bir miktar satış yoluyla borsadan çıktıklarını görsek de kısa sürede yeniden geri döneceklerini düşünüyorum. Yarınki Merkez Bankası toplantısından da 50 baz puanlık faiz indiriminin devam edeceğini düşünüyorum. Ancak faiz indirimi olmasa bile piyasa bunu kötü bir adım olarak algılamayacaktır.”