Spor Yaparken Kalbi Yormak Çok Tehlikeli

Yaşam 15:25 | 13 Temmuz 2016

Türkiye'nin sayılı Kalp ve Damar Cerrahisi uzmanlarından Prof. Dr. Esat Akıncı, 30 yaşını aşmış kişilere spor yaparken çok dikkat etmeleri gereken önemli tavsiyelerde bulundu.

Spor yapmaya kara verdiyseniz bu uyarılara kulak verin. Spor salonuna başlamadan önce yaptırmanız gereken bazı testler olduğunu belirten Prof. Dr. Esat Akıncı, sağlıklı olmak isterken kalbinizi yormayın diyor. Bilinçsiz sporun ölüm gibi felaketlerle sonuçlanabildiği konusunda uyarılarda bulunan Akıncı, “Spora başlayan bir kişi başlangıç safhasında olan aort darlığı gibi bir durum yaşıyorsa, ani efor sonucunda ölebiliyor” açıklamasını yaptı.

“Kalbinizin güzel atması için spor yapmanız şart. Ancak bilinçli yaparsanız…” diyen Avrasya Hospital Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Esat Akıncı, özellikle spora yeni başlayacak olanlara hayati uyarılarda bulundu…

SPORA BAŞLAMADAN ÖNCE HANGİ TESTLER YAPILMALI?

Yanlış nefes alımı ve hızlı kilo vermek isterken bilinçsizce vücudu zorlayarak yapılan sporlar, kalp krizi riskini arttırır. Dolayısıyla spora başlayacak olanların mutlaka kalp kontrolünden geçmesi gerekiyor. 30 yaş üstü ve spora yeni başlayacak kişiler; mutlaka efor testi ve kalp ultrasonografisi yaptırmalıdır. Ayrıca kas büyüten hormonlar ve içinde pek çok kimyasal bulunan protein tozları da kullanılmamalıdır. Özellikle kas geliştirici hormonların damarlar ve kalp kası üzerinde yağlanma yaptığı son yapılan araştırmalara göre gayet açıkça ortadadır…

YAŞINIZA GÖRE SPOR YAPIN

Kalp için en yararlı spor, tempolu yürüyüş ve yüzmedir. Daha önce sporla tanışmamış 40 yaşında bir insanın ısınmadan vücut geliştirme ya da abartılı biçimde koşu yapması son derece sakıncalıdır. Kişinin yaşına uygun ve bilinçli bir şekilde yaptığı sporun birçok faydası bulunmaktadır, vücudun sınırlarını zorlamak ani ölümlere sebebiyet verebilir. Kalbi yormadan bilinçli spor yapın ki hem sağlıklı kilo verin hem de kalp sağlığınızı koruyun.

GÜNDE EN AZ YARIM SAAT…

Maalesef günümüz şartlarında yoğun iş temposunun da etkisiyle insanlar ‘spor yapmak için vakit bulamıyoruz' mazereti göstermektedir. Nasıl yemek yemek, su içmek ve uykunun yaşam için vazgeçilmez önemi var ise, sporu da sağlıklı kaliteli yaşamın vazgeçilmezi olarak hayatımızın içine almak gerekir. Kaliteli yaşam için en azından haftada 3 gün spor yapılmalıdır. Spor salonlarına gidemeyenler için ise, günde yarım saat de olsa yürüyüş yapmak kendi sağlığınıza çok faydalı bir yatırım olacaktır. Bypass ameliyatı öncesinde geç kalınmış vakalar tehlikelidir. Hastada diyabet varsa ve sigara kullanıyorsa ameliyat riski daha da artıyor. Kalp sağlığı bilinci hayatımızda önemli bir nokta olmalı. Kalp sağlığımızı korumak için, her türlü kötü alışkanlıklardan uzak durmak, sağlıklı beslenmek, diyabet ve tansiyon gibi kronik hastalıklara dikkat etmek gerekir.

BU BELİRTİLERİ CİDDİYE ALIN

Kalp damarlarında darlık olan bir insanın temel şikayetleri arasında göğüs, kol, çene ve sırt ağrıları olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Esat Akıncı, bu tür şikayetlere sahip olan kişilerin doktor kontrolüne girmeleri tavsiyesinde bulundu. Damarı tıkalı bir insanın kalp krizi geçirme riski, normal bir insana göre daha fazla… Gelişen teknolojiyle beraber standart bypass ameliyatı riski yüzde 1'in altında olduğunu söyledi. Kalp damarlarında oluşan tıkanıklığın sebeplerini, genetik, sigara, şeker hastalığı, obezite, stres ve yüksek kolesterol şeklinde sıralayan Prof. Dr. Akıncı, tedavide ise 3 farklı yöntem uygulandıklarını belirterek, sözlerini şöyle noktaladı: Tedavi aşamasında damar tıkanıklığının yeri, yaygınlığı ve dereceleri dikkate alınarak ilaç tedavisi, balon-stentleme veya bypass ameliyatlarının tedavi yöntemleri olarak kullanılıyor. Bugüne kadar yapılan çalışmalar; bunların arasında en uzun vadeli çözüm sağlayan yöntemin “bypass ameliyatı” olduğunu net olarak gösterdi. By-pass ameliyatlarında artık hasta kaybedilmediğini belirten Akıncı, “Bugünkü noktada iyileşme süresi kısaldı, ölüm riski düştü ve sonuçlar daha iyi hale geldi. Biz hastalarımızın yüzde 60'a yakınına hiç kalbi durdurmadan ameliyat yapıyoruz. Çalışan kalpte by-pass olan hastalarımız, kalp ameliyatı değil de normal bir ameliyat olmuş gibi kendilerini hissediyor ve ameliyat sonrasında hızlıca iyileşme dönemine giriyorlar” dedi.