Türk Bilim Adamları Kansere Savaş Açtı

Yaşam 16:52 | 14 Temmuz 2016

Türk bilim insanları bitki kimyasallarından kanser üretmek için yaptıkları çalışmanın sonuna yaklaştı

Uzun bir süredir kanseri karşı bitki kimyasallarından ilaç üretmeye çalışan Türk bilim insanları, çalışmalarının sonunan yaklaştıklarını açıkladı.

Türk bilim insanları kanser ilacı üretmek için var gücüyle çalışıyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) İleri Teknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Turan, Ar-Ge laboratuvarında yürütülen çalışmalarında bitki kimyasallarından kanama durdurucu ve tıbbi aromatik bitkilerden kanser ilaçları üretmek için yoğun çaba harcadıklarını belirtti.

CÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı ve İleri Teknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Turan, geçtiğimiz yıl hizmete açılan AR-GE binasında, kanser araştırmaları, mühendislik araştırmaları ve yenilenebilir enerji araştırmaları yapıldığını söyledi. Kalkınma Bakanlığı desteği ile kurulan laboratuvarlara yaklaşık 14 milyon lira harcandığını belirten Prof. Dr. Turan, satın alınan cihazlar sayesinde moleküler ve atom düzeyinde karakterizasyon yapacaklarını belirterek, “Bitkilerin ve kimyasalların karakterizasyonunu yaparak zararlı kimyasalları çıkarıp faydalı kimyasalları ilaç olarak halka ulaştırmak istiyoruz. Böylece çaresi bulunmayan bazı hastalıklara fayda sağlamayı amaçlıyoruz. Ayrıca bu cihazları kullanarak yerli ürünlerimizi ham olarak değil de işleyip yurt dışına satıp, bölgenin, halkın ve ülkemizin refah düzeyini artırmak istiyoruz” dedi.

DON OLAYLARINA KARŞI BİTKİSEL KORUMA ÇALIŞMASI

Burada çalışan hocaların çok önemli projeler yürüttüğünü belirten Prof. Dr. Turan, “Onlar arasında bitki kimyasallarından kanama durdurucu ürünlerin çıkarılması ve kanserle ilgili bazı kimyasallar üzerinde yapılan çalışmalar var. Ayrıca son yılların en büyük sorunlarından bir tanesi olan don olaylarına karşı bitkileri koruma çalışmalarımız var. Bununla birlikte sodyum tuzunun yollara yaptığı etkiyi ortadan kaldırmak için başka tuzlarla buzlanmayı engelleyici ajanların ülkeye kazandırılması çalışmalarımız da devam ediyor. Bunlarda belli bir aşama kaydedilmiştir. Bunları bir an evvel ürün haline getirmek için uğraşıyoruz” dedi.

“ÇARE BULUNAMAYINCA HALK AKTARA GİDİYOR”

Temel hedeflerinin buradaki altyapıya kullanarak şifalı bitkileri ürün haline getirmek olduğunu belirten Prof. Dr. Turan, şöyle dedi:

“Öncelikle biz tıp doktoruyuz. Fakat başta kanser hastaları olmak üzere bazı hastalarımızda hastalık belli bir aşamayı aşınca tam çare olamıyoruz. Tabi bu aşamalarda çare bulanamayınca halk aktara gidiyor. Sağlık Bakanlığı, bu ve benzeri uygulamaları belli usül ve esaslara bağlamak için 2014 yılında ‘Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği’ni yayınladı. Bu yönetmeliğe göre modern tıp uygulamalarının yetemediği durumlarda vatandaşlarımız, doktorun izniyle ve doktor kontrolünde Geleneksel Ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamalarından destek alabilir. Yurt dışındaki örnekleri araştırdığımız zaman, belli tıp fakülteleri ‘bitkisel tıp’ dediğimiz aromatik bitkilerle ilgili departmanlar açmışlar. Ve bu uygulamalardan yeni ilaç geliştirmeye ve bazı hastalıklara çare olmaya çalışıyorlar. Ürünlerin bir kısmını bitki ekstraktı olarak sunuyorlar, bir kısmının da içinden bazı kimyasalları çıkardıktan sonra satıyorlar. Çok ciddi çalışmalar var. Bizim de ülkemizin tıbbi aromatik bitkilerini değerlendirmemiz için bu altyapılar gerekiyordu, bunlar kuruldu. Buradaki altyapılarda öncelikle hedeflerimiz bitkilerin içerdiği kimyasalların ortaya çıkarılması, uçucu yağlarının ve diğer bileşiklerinin ortaya çıkarıldıktan sonra, bu kimyasalların üzerinde çalışılıp olumlu olanların halka ulaştırılmasıdır.”

“ŞU AN 8 BİTKİYE ODAKLANDIK”

Çalışmaları hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Turan, “Şu an sıklıkla çalıştığımız bitkiler arasında halkın çok kullandığı bitkiler var. Kanama durdurucu, yara iyileşmesine iyi gelen, yanık tedavisinde de kullanacağımız ilaçlar var. Bunlar ürün olarak sonuca en yakın olduğumuz gruplar” dedi.

Kanser üzerine yapılan araştırmalara da değinen Prof. Dr. Mustafa Turan şunları söyledi:

“Daha önce kanserle ilgili 150’ye yakın bitki taraması yapmıştık. Bu bitkilerin bir kısmı halkın da çok kullandığı bitkiler. Bunlarda da hem hücre kültürü düzeyinde, hem deneysel hayvan çalışmalarına göre umutlu olduğumuz aromatik bitkiler mevcut. Burada hedeflediğimiz 8 tane bitki oldu. Buradaki ana amacımız, bu bitkilerdeki etken maddeye ulaşmaktır. Zira asıl etkili olan etken bileşik bazen bitkinin yüzde 1 veya 2’si düzeyinde olabiliyor. O maddeyi alabilmek için hasta bitki ile birlikte zararlı olabilecek ek kimyasalları da alabiliyor. O nedenle bu altyapılarda öncelikli hedefimiz bitkilerin etken maddesine ulaşmaktır. Bu etken maddenin toksikolojik çalışmalarını da yaptıktan sonra bunları halkımıza ilaç olarak sunmak istiyoruz.”